Bahar Hoca dünyanın her yerinde ki insanlara manevi ilim
yöntemleriyle bakım yapıyor onların dertlerini dinliyor ve havas ilminin manevi
yönüyle çözüm bulmaya çalışıyor .
Bahar Hoca insanların huzurlu ve kaliteli düzgün bir
hayat yaşaması için uğraşan genel olarak büyü bozmak için çalışan insanların
malına canına kast eden büyü yapanların büyülerini bozan ve insanlara sevgi
amaçlı havas ilmini iyiliğe kullanan bir hoca olduğunu her defasında
vurguluyor...
Havas ilminden istifade ederek yaptığım çalışmalar, eşler arasındaki
sorunlara çözüm bulmak en titiz çalışmamdır. Bu çalışmalarıma çok önem veririm.
Çünkü yuva yıkmak ne kadar günahsa yuva yapmakta o kadar sevaptır. Bu nedenle bu
konuda çok hassasım ve çok ayrıntılı havas çalışmaları yapıyorum. Allah’ın
izniyle de bu güne kadarda çok güzel çok tesirli çözümlere ulaştık. Evini terk
eden kişinin eşini evine döndürmenin huzurunu. Evinde bir damla huzura muhtaç
kalanların hanesinde mutluluğu yaşamalarının sevincini yaşadım. Halen de bu
mutluluğu huzuru çok şükür yaşamaktayım. Tabi ki havas uygulamalarım ve
bakımlarım bu kadarla sınırlı değildir. Beni yaratan Rabbime şükürler olsun ki.
Büyü yapmak gibi günah işlerle uğraşmıyorum.
Yaptığım çalışmaların tümü Allah’ın yüce isimlerinden oluşan okuma
yöntemlerim ve Allah’ın bana bahşettiği ilmi yeteneklerimi kullanarak eşlerin
kalbinde oluşan zehri, soğukluğu, yıpranmışlığı yok ederek birbirlerine karşı
kalplerinin yumuşayıp pozitif olmaları için çok ciddi havas çalışmaları
uyguluyorum. Geçmişi bırakıp yeniden başlamaları için büyü yapmadan, kalp ve
zihindeki duyguları yenilemeye çalışıyorum. Bunu da dualarla ve okumalarla
uzaktan kişinin kalbine etki vererek bilinç altındaki kötü, negatif düşünceleri
temizleyerek oluşturuyorum. Bazen bana soruyorlar, hocam biz gerçekten bir
şeylerin düzelmesi için evimiz de çok okumalar yaptık, bir takım dualar yazdık,
usulüne ve metoduna uygun muhuddin Arabi gibi alimlerin formüllerini
kullanmamıza rağmen tam bir sonuç alamadık. Nasıl oluyor da sen bize baktığında
bir haftada içimizdeki sıkıntılar gidiyor, hayatımızda değişiklikler başlıyor.
Eşimin davranışların da yumuşamalar oluyor bunu çok merak ediyorum.
medyum medyumlar büyü hoca
Halbuki edilen dualar Allah’a Allah seni seviyor da biz kullarını
sevmiyor mu ? Diye gülümseyerek soran insanlara diyorum ki, eğer yedi yaşından
beri manevi perdeniz açık olsaydı ve sizde otuz dokuz yılınızı verseydiniz bu
ilme ve rahmani yani Müslüman cin guruplarından ve perilerden istifade etmeyi
bilseydiniz sizde benim yaptıklarımı yapardınız, demekten başka bir cevabım
olmuyor. Ha şunu da belirtiyim ki Allah’a inan cinlerden ve perilerden yine
Allah’ın rızası için istifade etmek mübahtır çünkü onlarında bizim gibi iyiliğe
ve kötülüğe meyilli olanları vardır. Cennet cehennem sadece insanlar için değil
o varlıklar içinde geçerlidir. Onun için onlarında hayır işleri için bazı
yönlendirmelere ve komutlara ihtiyaçları vardır. Allah şeytana cehenneme kadar
mühlet vermiştir ve Kur-an okuyanlar kur-an’ı bilenler çok iyi bilirler ki
şeytan cinlerdendir, yani ateş dumansız ateş zehirdir insanın hayatını bünyesini
zehirler. Bu sebepten şeytan diye
adlandırdığımız sıfattaki tüm cinler insana büyüsel bir işlemle komut verilerek
musallat edildiğinde kıyamet gününe kadar insanlara zarar verme yetkisine
sahiptirler tabi sonunda da o kötü varlıklar cehennem de yanacaklar.
Hayatta çok şey tecrübelerle musibetlerle öğreniliyor. İnsanın başına her
şey gelebiliyor ve başımıza bir şeyler geldiğinde ilk yaptığımız şey yani ilk
tepkimiz vah tüh diye yakınmak oluyor ama vahlar tühler her şeyi çözmüyor. Onun
için de her türlü derdimize çare aramak farzdır ve Allah’ın emridir. Bazıları
diyor ki, Allah’tan iste Allah’tan iste… Nerden biliyorsun ki Allah’tan
istedikten sonra kişiyi o çareye Allah’ın yönlendirmediğini. Bir insan bir şeyi
Allah’tan ister Allah’ta o insanın kalbine ilham işığı verir kişiyi çareye
yönlendirir. Allah dilerse bir sinekle nemrut’u yok ettiği gibi, firavun’un
ordusunu suda boğduğu gibi, ateşe atılan İbrahim’i ateşten koruduğu gibi,
dilerse de kulu kuluna vesile eder kul kula sebep olur. Allah’ın kanununa ve
iradesine hiç bir şeyin gücü yetmez. Kul dilerse hayıra vesile olur, dilerse
şerre vesile olur. Allah insana irade vermiştir, akıl vermiştir insan iradesini
doğruya, güzele, hayra kullanırsa muhakkak er yada geç mükafatını alacaktır.
Allah dilerse bir kulunun şifası için bir otu, bir çöpü, bile vesile edebilir.
Bir gün Lokman hekime bir hasta
geliyor, bilirsiniz ki Lokman hekim hekimlerin şahı üstün vasıflı bir kuldu.
Hastasını muayne eden Lokman hekim, hastasına diyor ki ‘‘Sen öyle bir derde
tutulmuşsun ki hangi ilacı yaptıysam sana çare bulamadım, senin ölümünü
beklemekten başka çarem kalmadı. Tabi bunu duyan hasta üzgün bir şekilde
canından bezmiş, hayatından vaz geçmiş, bıkmış bir halde Lokman hekimin yanından
ayrılır. Evine doğru yol alır, bir de ne görsün: yolda simsiyah bir yılan sütle
karışık taşın üzerine zehir kusuyor. Hayattan beklentisi kalmayan hasta gidip
orda ki yılanın zehrini içiyor, sonra hastaya bir dinçlik bir ferahlık geliyor.
Gün geçtikçe salığının arttığını gören adam soluğu Lokman hekimin yanında
alıyor, sen bana yapacak bir şey yok dedin, bense şimdi iyileştim’’ Deyince daha
adam lafını bitirmeden Lokman hekim kalp gözüyle bakarak diyor ki ben nerden
buluyum o sarı ineğin sütüyle o kara yılanın zehrini dediğinde adam anlıyor ki
süt ile karışan o farklı yılanın zehri vücutta oluşan hastalığın panzehirinin ta
kendisiymiş. Onun için orda burada konuşanlar, büyü ve benzeri dertlerden
muzdarip olmayanlar anlamaz derdi sıkıntısı olan kişinin halinden. Başkaları
için gözü kapalı konuşmak kolay çünkü kaybettiği bir şey yok, ateş maalesef
düştüğü yeri yakıyor.
MEDYUM büyü bozma
MEDYUM Ruhani varlıklarla insanlar arsında bağlantı kurabilen, enerjiyi nötr haline getirebilen,ve eneryi üretebilen, psişik güçlere sahip kişilere medyum denir. Pozitif yüklü ve negatif yüklü olmak üzere iki çeşittir. Pozitif yüklü medyumlar negatifi yok eder. Negatif yüklü medyumlar insanlara negatif enerji ile zarar verir. Medyum denildiği zaman fala bakan ya da gelecekten haber veren insanlar akla gelir. Oysa ki fala bakmak ile medyumluk aynı şey değildir. Fal cinler ile iletişim kurularak bilgi vermekten başka bir şey değildir. Medyum zaten fala bakan kişi gibi hatta ondan daha üstün bir şekilde bilgi verebilme özelliğine sahiptir. Buna ek olarak enerjileri kullanma gücüne ve yaptırım gücüne sahiptir. Medyumluk doğuştan kazanılan bir özellik olmamasına karşılık, kişinin yetenekleriyle bağlantılı bir ilimdir. Doğuştan gelen bu yetenek zamanla geliştirilir büyütülür. Ama doğuştan bir yetenek yok ise sonradan ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın bir noktadan sonra ilerlemez. Ve amutlaka gerçek bir medyumdan ayırt edilir. Avrupada medyum ve medyumluk mesleğine saygı fazladır. Çünkü medyumlar doğadaki cinli yeteneklerini sergileyebildikleri için bir çok alanda yardımları alınmaktadır. Bizde medyumluk farklı algılanmakta. Ve medyumluğun önü kapatılmaya çalışılmaktadır. İnsanlara medyumluk farklı yansıtılmaktadır ve insanlarda yeterli bilgiyi elde edemedikleri için kulaktan duyma bilgiler ile yetinmektedir