KÂBE'İ MUAZZAMA

KÂBE- İ MUAZZAMA

Milyonlarca Müslüman’ın kıble'gahı ve Hac merkezi olan Kâbe-i muazzama, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edilmiştir. Bazı kaynaklara kadar uzanan bir geçmişten bahis edilir. Buna göre, Hz. Âdem’in inşa ettiği Kâbe Tufan’a kadar devam etmiş Hz. İbrahim, tufanda yıkılan binayı ikinci defa yapmıştır.

Bu inşadan itibaren, günümüze kadar, Kâbe çeşitli tamirler geçirmiştir. Bunlardan biri, Peygamberimizin gençliğinde olmuş, Hacerü’l Esvedin yerine konulmasında oynadığı hakem rolüyle O, muhtemel bir kardeş kavgasını önlemiştir.

Kâbe, kenarları 10 çarpı 12 metre uzunluğunda, yüksekliği 15 metre olan bir binadır. Dört duvarı yere kadar inen bir örtüyle örtülmüştür. Bu örtü âdetinin İslamiyet’ten önce de var olduğu bilinmektedir. Önceleri Mısır’da dokunan Kâbe örtüleri Osmanlılar zamanında İstanbul�da dokunarak hususi bir alayla Mekke’ye gönderilmekteydi. Üzerine ayet ve hadisler işlenen ve siyah ipekten dokunan Kâbe örtüleri hacılar Arafat�ta iken değiştirilir, eskisi parçalar halinde Müslümanlara dağıtılır. Kâbe örtüleri bugün Mekke’de Kurulu özel bir atölyede dokunmaktadır.

Kabe'nin kuzey-batı duvarında, yerden 2 metre yükseklikte kapısı bulunur. Doğu köşesine, yerden 1,5 metre yüksekliğe Haceru’l Esved yerleştirilmiştir. Bu siyah taş tavafın başlangıcını gösterdiği gibi, müminlerin Allah’la yaptıkları bey’atı da sembolize eder.

Kâbe’nin kuzey- batı duvarındaki damında, yağmur sularını akıtan altın bir oluk vardır ki, buna ‘Mizabu-r Rahme’ denilir. Yine kuzey-doğu duvarının karşısında yarım daire şeklindeki kısım Hz. İbrahim’in inşa ettiği Kâbe’nin içinde iken, sonraları dışarıda bırakılmıştır. Buraya ‘Hicr’ adı verilir ve Kâbe’ye dâhildir.